Çocuk Yetiştirmek Üzerine
Türün devamı için gereklidir üreme ancak gelişmiş bir canlı
sınıfı için planlanmamış her doğum aynı şekilde özensiz bireylere sebebiyet
vereceğinden gelecek için sakıncalıdır. Gözlemlerime göre içinde bulunduğum
toplumda çocuklar yeterince iyi yetişmemekteler bu sebeple farkındalık
kazanamayan çoğu çocuk gelecekte de ebeveynlerinden gördüğü şekilde yeni bir
nesil yetiştirip bir arpa boyu yol aldırmayacaktır.
Eski düşünceme göre en basit organizma olan bakteriden pek
ayıramazdım insanı, bir ehemmiyeti yoktu dünya için dolayısıyla insanın bir
anlamı yoktu. Nietzsche'den alabildiğim ilham kadarıyla hayvanlar üzerindeki
gelişkinliğimizin bir adım öteye geçirmek ve insanüstü bir çabayla kendimizi de
aşmak nihai hedefimiz olmalı sonucuna vardım. Yine gözlemlerime dayanarak
söyleyebilirim ki lüzumsuz birçok çocuk yerküreye gelmekte ve yetiştirilmekte.
Öyle ki şakası yapılan "ebeveynlik ehliyeti" ya da "çocuk yapma
ruhsatı" gibi şeylerin ciddi olarak savunucusu olabilirim. İlk bakışta herkes
çocuk yapma hakkına yaşayan bir canlı olarak sahiptir ancak yetiştirme vasfına
dolaylı olarak da hakkına sahip değildir çünkü bizler "hayvan" gibi
yalnızca canlı değiliz, daha fazlasına sahibiz. Bizler topluluk halinde yaşayan
canlılarız bu sebeple pekâlâ kurallaştırabiliriz.
Beyin adlı organımızın limitlerini henüz bilmemekteyiz bu
sebeple mümkün olduğunca bilgi yüklemenin bir zararını görmeyiz, organizmanın
temel amacı bilgi materyalini geleceğe aktarmaksa fazla bilginin bireyi bir
adım öteye taşıyacağına garanti verebiliriz.
Nietzsche'nin görüşlerine göre bizler ideal insanın
habercileriyiz. İdeal insan gelecektedir biz artçıları olarak büyük depremin
müjdecileri olabiliriz ancak; asıl insanın yetişmesine imkân tanıyabilirsek
eğer.
Adolf Hitler'in aryan ırkı bir saplantı olup kitlelerin
ölümüne sebep olmuştur. Zalim olan şey, özünde ideali savunan hareketin yanlış
yapılmasıdır. Yaşama hakkını gasp ederek üst insanı hedeflemek çılgınlıktır.
Ancak bu hedef yanlış da değildir, üst insan hepimizin hayalidir.
ACT
27.11.2020, ek
Bertrand Russel'ın ''Evlilik ve Ahlak'' kitabını okuduktan sonra ebeveynlik ehliyetinin pek insanca bir uygulama olmayacağı kanaatine vardım. Bir canlının üreme faaliyetleri konusunda hiçbir kısıtlama kabul edilemez. ''Daha fazlası, daha üstünü'' rasyonel bir öğretinin amacıysa uygulamada da öğretiyle paralellik göstermelidir. Ebeveynlik ehliyeti verilmez, çocuk sahibi olabilecekler seçilemez ancak ebeveynler ve ebeveyn adayları pekâlâ eğitilebilir.
Yorumlar
Yorum Gönder