Eşitlik ve Güç İstenci Üzerine
İnsanlar eşit midir diye sordum kendime: cevap elbette
herkesin vereceği cevabın aksine "eşit olmayacağı" yönünde olacaktır.
Herkesin dilinde dönen şudur ancak: biz Dünya insanları.. Hepimiz biriz,
hepimiz eşitiz. En azından insan hakları bu savın savunucusudur. Gerçeği görmek
için detaylı düşünmeye hiç gerek yoktur. Doğayı gözlemlemek yeterlidir. Doğa
güçlü olanı bir adım öteye taşır, üremesine olanak sağlar böylece yeni
kuşakların yeryüzüne uyumu ve kalıcılığı artar.
Biz insanlar elbette doğadan kopuk yaşıyoruz ancak temel
kurallarla pek oynamış değiliz. Kariyer yapan, bir şekilde çok paraya sahip
olan yani güce hükmedenin borusunun öttüğü bir parkurdayız.
Güce sahip olmak istenmeli midir? Ben her şeyin doğaya uygun
olmasından tarafım, marjinal olandan değil limitleri aşmaktır beni cezbeden.
Mesela çağdaşım Elon Musk'ın yarattığı roketlerle limitleri zorlar, doğaya
uygun olmasa da yaptıkları insan neslinin gelecekte de devam etmesi ve
yükselmesini amaçlamaktadır.
Güç istenci doğada kendini üremede bulur karşılığını. Güçlü
erkek; doğurgan, verimli, fiziksel olarak çekici kadına sahip olur. Doğanın
kanunu budur. Bu sebeple yine "gelecek"tir esas olan. Bireyler
geleceği istediklerinin, arzularının kaynağının da güçlü bir birey meydana
getirmek olduklarının pek farkında değildirler. Güç yalnızca fiziksel olan:
değildir, elbette fiziksel güç eski dünyanın birinci önceliğiydi çünkü işler
kas gücüne dayalıydı; günümüzde kadının öncelikle tercih ettiği (sırayla)
paraya, bilgiye ve kasa dayanan güçlerdir. Bu sebeple bireyin güce sahip olmak
istemesinden başka doğal bir şey yoktur. Amaç kendinden meydana getireceği
bireyi en az kendisi kadarıyla yaratmak; yarattığı bireyin de yaratanı
aşabilecek yolu yordamı öğretmektir.
ACT
(17.09.2019 tarihinde yazılmıştır.)
(17.09.2019 tarihinde yazılmıştır.)
Yorumlar
Yorum Gönder