Lüzumsuzlar Üzerine

Beyni eğitilmemiş, eğitilememiş ve eğitebilecek kapasitede olmayan her insan lüzumsuzdur ancak yerküre için vazgeçilmezdir. Optimal düzene milyonlarca yıl sonunda ulaşmış bizler kendi sistemlerimizin de optimaline ulaşabilmek için rekabet edip savaşmış bulunmaktayız. İyisiyle kötüsüyle şu an elimizdeki sonuç geçmişe kıyasla en iyisidir; tüm zamanların en kötüsü olarak da anılacaktır.

 

İnsan olmamız dolayısıyla sahip olduğumuz değerler en güçlünün yanında elbette zayıfa da az da olsa yaşam hakkı tanıyor dahası en güçlünün hakimiyetinde olan lüzumsuzlar geçim ve iş gücü konusunda gerekli olabiliyor. Pekiyi, lüzumsuzlar neden başkaldırmıyor?

 

Mevcut sistemin en büyük destekçileri lüzumsuzlarken sisteme eleştiri getirebilenler azınlıktaki güç istenciyle yanıp tutuşan yönetenlerdir. Yönetimin baki olabilmesi için lüzumsuzun düşkünlüğüne ve suni güç istencine sahip olması gerekmektedir. Günümüzde destekçisi olmasam da kapitalist sistem bunu başarmaktadır. Mesela yazılı ve görsel uyaranlar lüksü ya da birey için prototip davranışı göstermekte ve lüzumsuza hedef aşılamaktadır. Bu doğrultuda ilerleyen lüzumsuz pekala kontrol edilebilir ve yönetenin ayağına dolanmamış olur.

 

Pekiyi yönetim şart mıdır? Hiçbir yönetim şekli ideal değildir, cumhuriyet bile... Eğitilmemişlerin eğitilmişlerle bir arada yaşayabilmesi için düzenleyici pek çok unsur vardır. Devlet en sistemlisi olup dinlerin de toplumda yegâne düzenleyici bir faktör olduğu unutulmamalıdır. Yönetim toplu yaşayan insanlar için şarttır.

 

ACT

(17.09.2019 tarihinde yazılmıştır.)


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden Cerrah Olmalıyım?

Umurumda Değilsiniz!

Belki