Şiir: Gökyüzüne İltica

 



Küçük, aptal, yeşil çam

Zavallı seçemedi dikilip duracağı;

Büyüyüp yeşereceği, göğe uzanacağı yeri.

Vatanım dediği toprakları, benimseyemedi.


Belki, hep tohum olarak kalmak istedi.

Belki, ölüm uykusunda kalmak, hiç uyanmamak…

Önce toprak kabul etti, sonra su, sonrası malum.

Artık bir başına başladı, yeniyetme hayata.

Doğduğu topraklara inat, gökyüzüne iltica.

 

Ulaşmak tek arzusuydu, birbirini kovalayan bulutlara

Yeşil yapraklarıyla karışmak, mavilerden açık mavilere

Esen her rüzgâr, şehvetle çağırıyor, çıldırtıyordu.

Zayıf dallarını göğe uzatmış, çırpınıyordu.


Her esen rüzgâr umut oluyor, daha çok çırpınıyordu.

Handiyse uçacak.

Uçmayı dallarına misafir kuşlardan öğrenmişti.

Gayrette sebat edip daha çok çırpınmak tek yoluydu bu göçün.

 

Küçük, aptal, yeşil çam.

Koparamadı köklerini vatanından.

İhanet edemedi besleyen suyuna.

Toprağın şefkatine yenildi.

 

En okkalı küfürleri, gökyüzüneydi artık.

Mağlubiyeti köklerine kadar yaşamıştı, sindirmesi çok zor.

Zira aklında ne toprağına sarılmak, ne de gökyüzüne uçmak...

Esintileri dallarına serseri olmuş gökyüzünün,

Savuşturmuş, itmiş, direnmiş.

Epey küsmüş.

 

Kaderin en keyifsiz oyununa dallarını bükmüş.

Şimdiyse ölümü bekliyordu,

Sanki yaşamayı o seçmiş gibi.

Koca, yaşlı, yeşil çam.


08.11.2020

AC+

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden Cerrah Olmalıyım?

Umurumda Değilsiniz!

Belki