Evlilik ve Cinsellik üzerine

https://www.youtube.com/watch?v=YGsicr9rsVk

Cinsel doyum hayatın vazgeçilmezidir. Birey ne kadar cinsel enerjisine ket vurursa o kadar saldırgan olur ve rasyonellikten uzak bir şekilde daha çok dini, kültürel, batıl ögelere bağlanır ve kendiliğinden uzaklaşır. Bastırılmışlığın öfkesi ritüellere riayet etmenin getirdiği yapay iç rahatlığıyla geçirilmeye çalışılır. Nitekim, cinsel hayallerde ve ilişkilerde saldırganlık, ayıplama, şiddet, buhran görülme sıklığı artmıştır.

 

Eşler arası cinsel uyum, doyumun mükemmelliği ve her seferinde bu mükemmel birlikteliğe ulaşmadaki yineleme gayreti tek eşliliği destekler. Ne zaman ki cinsel doyum sağlanamaz o zaman sadakatsizlikler baş gösterir. Bertrand Russell, bu hususta bir nevi idealin sağlayıcısı olarak evlilik öncesi "evlilik arkadaşlığı" tanımını bulmuştur. Resmi olmayan ama evlilik öncesi çiftlerin birbirini denediği bu kurum ‘’evliliğin demo’’su niteliğindedir. Böylece evlenme yolunda olan insanlar doğum kontrol yöntemlerini kullanacak ve birlikte yaşamayı deneyimleyeceklerdir. Şayet, çiftler uyumsuz olduklarına kanaat getirirlerse evlilik arkadaşlıkları bitecek ve nafaka gibi kanuni herhangi bir yaptırımla karşılaşmayacaklardır. Bu da toplumda evlilik hakkındaki korkuları yıldırıcı düşüncelerin azalmasını sağlayacaktır. Meşru, sağlıklı bir neslin yetişmesi için güzel bir fikirdir.

 

Evliliğin de çağlar sonra insanlığın düşünsel ürünü olarak norm statüsüne ulaşmışken; böylesine mantıklı bir öncül birliğin pek yakın olmasa da yakın yüzyıllarda normalleşeceği kanaatindeyim.

 

Evliliğin yegâne amacı çocuktur. Çocuk olduktan sonra insanoğullarını büyütmek için evlilik çatısı altında sevgi temelinde sosyoekonomik bir yardımlaşma ile sağlıklı bir nesil yetiştirilecektir. Doğanın amacı türün devamıdır bu hususta romantik her ilişki bu amaca hizmet etmektedir. Şu konuya da değinmek isterim ki amacı çocuk olmayan her türlü ilişkiye saygı gösterilmesi gerekmektedir. Neticede, insanlar iradelerinde özgürdür.

aşk şakasını kaldırır mı insan,

çocuk olmasa 

İnsanlık Öldü mü? Nisan 1995 Yılmaz Erdoğan - Kayıp Kentin Yakışıklısı

Evlilik sayesinde zührevi hastalıklara ket vurulur ve meşru çocuklar ile daha sağlıklı bir nesil yetiştirilir. Atalarımız binlerce yıl önce rastgele çiftleşir, haremler kurardı. Bu zamana kadar çocuk yetiştirmede istikrar sağlamak ve çocuğu hayatta tutabilmek için kadın ve erkek evrimleşti. Örnek olarak kadınlar gizli yumurtlama dönemine sahip oldu; böylece bir dişi döllenme için en uygun zamanı diğer erkekler için belirsizleşti; bu sayede diğer erkeklerin tehlikesi azaldı. Bu sayede kadın erkeğini elinde tutmak amacıyla daima sekse hazır olabildi ve çocuğun bakımında her daim destek bulabildi. Bu ve bunun gibi birçok örnek biz insanları tek eşliliğe evrilmemizi sağladı.

 

Dinler çiftleşmeye hep kötü baktılar, evliliği ise yalnızca sonucu çocuk olduğu için göz yumdular ancak çiftleşmeyi hep lanetlediler. Bu da bastırılmışlığın getirdiği ruhsal bir ikilemdi. Halbuki cinsel özgür toplumlarda çıplaklığın yarattığı şehvet çok az gözlenmiştir.

 

Evlilik rutin bir hayatı müjdeler. Zamanı ve ilgiyi böler çünkü eş ve çocuklar yaşamda ayrıca odaklanılması gereken etmenlerdir. Bu kişinin kaybı olabileceği gibi rahat, yalnızlık çekmeyeceği bir ortam yaratarak olumlu katkıda da bulunabilir. Bu hususta doğru eş seçimi çok önemli gözükmektedir. İyi bir aile, bireyin en iyi destekçisi olabileceği gibi köstekçisi haline de gelebileceği unutulmamalıdır.

İlişki: Bir başkasının senin var olan düzenini altüst etmesine kendi isteğin ve izninle razı geldiğin durum.

Leyla ile Mecnun - Burak Aksak

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden Cerrah Olmalıyım?

Umurumda Değilsiniz!

Belki