Hayatsikenler

 

Evet, romalılar literatüre girebilecek yeni bir canlı türünü tanıtmak isterim sizlere. Esasında hayatsikenler hep vardı; hatta aramızda, çok yakınlarımızdaydı. Gelelim bu yeni cinse, bilimsel adlarını ben koydum, bir yerde bu cins insanlar benim buluşum sayılır.

 

Kim bu hayatsikenler? Hayatsikenler, insan formunda olup hayatınızdaki dost gözüken, sarmaşık gibi saran insanlardır; tanımadığınız, belki en yakınlarınızdan/ailenizden birisi bile olabilir, kim bilir? Efendim, hayat dediğimiz başı belli, sonu epey belirsiz olan süreçte bahsi geçen cins insan güruhu sizlerle sırdaş olur, yoldaş olur, dert dinler; belki derman olur, faydası da vardır lakin sıkı durun: İçten içe sizleri kemirir durur. Farkında olmadan hayatınıza yön verir. Dert dinler ama derdin çoğunu o anlatır. Derman olur ama sizde yeni yaralar açar çoğu da onarılmaz olur. Hayatsikenlerin faydası vardır ama varlıklarından bir haber olduğunuz o kadar çok canlı türü vardır ki sizin adınıza denizdeki alglere, fotosentez yapan tüm bitki cemaatine vs. teşekkürlerimi borç bilirim.

 

İnsanız, güven duygusunun müptelasıyız ve maalesef bu cinse de güven duyarız. İşte, ‘’güvensizlik’’ hayatsikenlere karşı en büyük gardımızken bu gardı indiririz ve hayatımıza karışmalarına usul usul izin veririz.

 

Hayat, basit bir olgudur, yine bize göreceli olarak uzun bir süre gibi gelir. Bizler hayata çok fazla anlam yükleriz. Anlamlandıramadığımız bu olguda tehlikeli bir mayındır işte bu hayatsikenler. Mayına bir kere çarparsınız ve hayatınız sikilir.

 

Pekiyi çözüm nedir? Hayatsikenlere karşı kullanabileceğimiz püskürtmeli bir ilaç var mıdır? Ya da zehirli kokusuz tabletler gibi haşere karşıtı bir çözüm? Hayatsikenin tesbiti imkansızdır, bu cinsi diğerlerinden ayırmak pek mümkün değildir. Ee, ne yapalım? Bahsi geçen bir gardımız: ‘’güvensizlik’’.

 

Tetikte olmalı organizma, yaşamak için tüketmeli, kendini tüketmesi gerekse bile. Güven, bir okçu taburunun ok yağmuru başlattığı sırada tam da okların hedefleri doğrultusunda durup ota böceğe bakan zavallı asker kadar aciz, hor görülmesi gereken bir duygudur.

 

Bu dünyada insanın kendi düşüncelerine ve seçimlerine yer yer güvensizlikle yaklaşması gerekir. Kim bilir, belki içimizde bir yerlerde hayatsiken ruhu vardır.


AC+

25.02.21



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden Cerrah Olmalıyım?

Umurumda Değilsiniz!

Belki